Kapat

Kur’an-ı Kerim’in i’tidale davet edip her türlü aşırılıktan sakındırması

Kur’ân vasat ve i’tidale davet edip her türlü aşırılıktan ve haddi aşmaktan sakındırmaktadır. “Allah adalet ve iyiliği emreder” (Nahl, 16/90) “De ki, Rabbim adaleti emretmiştir.” (A’raf, 7/29) Bu konudaki ayetler de hayli çoktur.

İ’tidaldan gaye, her konuda ölçülü olmak, haddi aşmamak, aşırıya kaçmamak, gerekli haklara riayet etmek ve tefrite gitmemektir.

İbadet konusunda i’tidal emredilmiştir. Bundan kasıt da Resulullah’ın sünnetini yaşamaktır. Bu konuda da birçok ayette ifrat ve tefrite gidilmemesi tavsiye edilmiştir. Allah’ın emretmiş olduğu ibadette iki konuya dikkat çekilmiştir: İhlas ve sünnete uygunluk. Bu iki esastan biri ihmal edilirse ibadet geçerliliğini yitirir.

Peygamberlere iman konusunda da i’tidal esastır. Onlara iman, onları herkesten fazla sevmek ve saygı göstermek ve layık oldukları makamı vermek ile gerçekleşir. Kur’ân birçok ayette peygamberler konusunda aşırılığa gitmekten sakındırmıştır. Onlara peygamberlikten daha yüce bir konum tanımak, Allah’ın bazı sıfatlarını onlara vermek, onların hakları konusunda taksiratta bulunmak, saygı ve sevgilerinde kusur göstermek, onlara uymamak, Hristiyanların yaptığı gibi ifrata gitmek veya Yahudilerin Musa hakkında gösterdikleri gibi tefrite düşmek, onların arasını ayırmak, bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak gibi konular Kur’ân’ın peygamberler konusunda yasakladığı konulardır.

Veli ve alimler konusunda da Kur’ân i’tidali emretmiştir. Onları sevmek, ve onlara saygı göstermek farzdır. Onlar hakkında aşırılığa kaçmak, Alah’ın sıfatlarını onlara vermek onları rahatsız etmek, onlara düşmanlık göstermek de haram kılınmıştır. Allah’ın bir dostuna düşmanlık beslemek, Allah’a savaş ilan etmektir.

Nafaka ve sadakalar konusunda da i’tidal emredilmiştir. Cimrilik, israf ve savurganlık yasaklanmıştır. Fiil ve amellerde cesaret ve yiğitlik emredilmiş, korkaklık ve korkaklar yerilmiş, bile bile nefsi tehlikeye atmak yasaklanmıştır. Sabır da birçok ayette övülmüş, sebatsızlık, hakaret, kabalık ve sertlik yerilmiştir. Her hak sahibinin hakkına riayet edilmesi emredilmiştir. Bunlar kapsamına, anne-baba, akraba, komşu, arkadaş, idareci, öğrenci, işçi ve benzer gruplar girer. Bir bakıma bunların haklarına riayet etmek Allah’ın hakkına riayet etmektir. Fiil ve sözlerimizle en iyi biçimde bu haklara riayet etmeyi ihmal etmemeli ve bu konuda da aşırılıktan sakınılmalıdır.

Yeme, içme, giyim, davranış, yürüme, ve konuşmalarda da i’tidal emredilmiş haddi aşma, israf, savurganlık ve bedene eziyet etme yasaklanmıştır.

Netice olarak; ilim ve hikmet sahibi Allah her konuda ifrat ve tefritten sakındırmış ve “Sizi vasat bir ümmet kıldık” (Bakara, 2/143) buyurmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir