Kapat

Zorda Kalan Dua Ettiği Zaman Kim İcabet Eder?

Sıkıntıda olan kişi kime sığınır? Darda kalan kimden yardım ister? Varlıklar kime muhtaçtır? Yaratıklar kimden ister? Diller kimin adını hep zikreder? Kalpler kimi tanrı olarak kabul eder?

Şüphesiz ki O, kendisinden başka hiçbir ilahın olmadığı Allah’tır.

Bize düşen, bollukta da darlıkta da Ona dua etmektir. Felaketlerde Ona sığınmaktır. Sıkıntılarda Ona tevessül etmektir. Ağlayarak, yalvarıp yakararak kendimizi Onun kapısını eşiğine atmaktır. Onun yardım ve desteği o zaman gelir, süratle rahatlama başlar ve kapılar açılır.

Zorda kalana dua ettiği zaman kim icabet eder?(Neml, 62)

Boğulmakta olanı O kurtarır. Kaybolanı O geri getirir. Başı belaya gireni o kurtarır. Mazluma O yardım eder. Yolunu şaşırana O yol gösterir. Hastaya O şifa verir. Darda kalanı O ferahlatır.

Gemiye bindikleri zaman dini yalnızca Ona has kılarak Allah’a dua ederler. (Ankebût, 65)

Burada sana gam, keder, üzüntü ve sıkıntıyı giderecek duaları sıralayacak değilim. Fakat bu konuda seni Allah’a en güzel nasıl hitap edeceğini öğrenmen için hadis kitaplarına yönlendiriyorum. Artık Allah’a dua eder, Ona yalvarır yakarır ve Ondan ümit edersin. Allah’ı bulduğunda her şeyi bulmuş olursun. Ona imanı kaybettiğinde her şeyi kaybetmiş olursun. Rabbine ettiğin dua da ayrı bir ibadettir, isteğini elde etmenin ötesinde ikinci bir büyük itaattir. Dua sanatını iyi bilen bir kulun üzülmesine, kederlenmesine ve kaygılanmasına gerek yoktur. Onun ipi dışında bütün ipler kopar. Onun kapısı dışında bütün kapılar kapanır. O yakındır, işitendir, icabet edendir. Zorda kalana, dua ettiği zaman icabet eder.

Bana dua edin ki size icabet edeyim” (Mümin, 60)

diye sana da emretmektedir. Ki sen fakir, zayıf ve muhtaçsın. O ise güçlü, tek ve yücedir. Başına bir felaket geldiği, bir problemle karşılaştığın zaman hemen onu zikret, ismini seslen, Ondan medet bekle ve Onun yardımını iste. İsmini takdis etmek ve hürriyet tacını başına geçirmek için alnını secdeye koy. Kurtuluş nişanını kazanmak için burnunu kulluk çamuruna sürt. Ellerini kaldır, dilini serbest bırak. Sürekli olarak ve ısrarla iste. Onun kapısından ayrılma, lütfunu bekle. Vereceği zaferi gözet. İsmini gözet. Onun hakkında hüsnü zan besle. Bütün varlığınla Ona yönel. Ta ki mutlu olasın ve kurtuluşa eresin.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

------